Bi Xêr Hatî Newroz!
Xer ama Newroz!
Hoş Geldin Newroz!
Sevgili Kürdistan halkları ve dostları,
Dünya ve bölgemiz olağan üstü çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dünya ölçeğinde emperyalist büyük devletler arasındaki çıkar çatışması başta ortadoğu olamak üzere, dünyanın bir çok bölgesinde kanlı savaşlara dönüşmüştür. Orta Doğu bu kanlı kapışmanın en yoğun yaşandığı bölgedir. Kürdistanı sömürgeleştiren dört bölgesel devlet Orta Doğuda yaşanan sıcak çatışmaların tarafıdırlar. Bu durum, ister istemez halkımızı ve ülkemizi de etkilemektedir.Her dört sömürgeci devlet de bu durumu kendi çıkarına kullanmak ve Kürdistandaki egemenliğini daha da pekiştirmek çabası içerisindedir. Dört sömürgeci devlet bir taraftan birbirilerine karşı üstünlük sağlamaya çalışırken, diğer taraftan gelişmelerin Kürtler için bir kazanca dönüşmemesi için, 102 yıl önce Lozanda kurulmuş olan statükoyu korumaya çalışıyorlar.Bu sömürgeciler son yıllarda çok yönlü krizlerin basıncı altında. Dış ve iç sebepleri olan krizlerinin etkisiyle sarsıntılar geçiriyor ve yılmamamk için direniyorlar. Irak ve Suriye sömürgeci devletleri yaşadıkları sorunları, halkların demokrasi ve özgürlük taleplerini karşılayarak aşamamış, dış ve iç müdahalelerle tamamen yıkılma ve yeniden yapılanma sürecine girmişlerdir. Bu süreç kaotik olmakla beraber halkımızın önüne önemli fırsatlarda ortaya çıkarmıştır. Ülkemizin Başur ve Rojava parçalarında ortaya çıkan bu fırsatları değerlendiren halkımız, bir nebzede olsa sömürgecilerin baskılarından kurtulmuş, kısmende olsa özgür alanlar yaratmış ve rahat nefes alır duruma gelmiştir.Halkımızın Başur ve Rojavadaki kazanımları elbetteki sömürgeci dört devletin de hoşuna gitmiyor. Hepsi de biliyor ve kazanımlarımızı yok etmek için fırsat kolluyorlar. Irak, Suriye merkezi devletleri zayıfladıkları için, İran ise uluslararası baskılar ve içeride de başta Rojhilat halkımızın direnişi karşısnda şimdilik sesiz kalıyorlar.Bu gün için, halkımızın kazanımlarının ve geleceğinin en büyük düşmanı TC devletidir. Faşist sömürgeci TC devleti Bakurdaki kayyum zulmü ile baskılarını had safhaya çıkarırken, bir taraftan da barış süreci adı altında hileli bir oyalama taktiği uyguluyor. Bir taraftan seçilmiş politikacılarımızı, belediye başkanlarımızı, politik aktivistlerimizi kitlesel şekilde tutuklayıp zindanlara doldururken, diğer tarfatan da Rojava ve Başur’a yönelik işgal saldırılarını arttırarak sürdürüyor. Gün geçmiyorki, köylerimiz, kentlerimiz, halkımız için yaşamsal olan altı yapı tesislerimiz bombalanmasın. Gün geçmiyorki, çocuk, yaşlı denmeden sivil insanlarımız katledilmesin. Ama başta TC olmak üzere bütün sömürgecilerin halkımızı yıldırmak, susturmak, ulusal demokratik haklarından vazgeçirip teslim almak için ne yaparlarsa yapsınlar halkımız diz çökmeyecek ve özgürlük talebinden vazgeçmeyecektir.Kürdistan halkları ve dostları 2025 Newrozunu da; Özgürlük ve Bağımsızlık taleplerimizi yeniden ve daha güçlü bir şekilde haykıracak bir içerik ve çoşkuyla kutlayacaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmamalı.Sevgili Kürdistan halkı,Zorluklarla ve çelişkilerle dolu koşullar altında 2025 Newrozunu karşılamaya hazırlanıyoruz. Heyacanlıyız, çoşkuluyuz ve umut doluyuz! Çünkü: Newroz bizim için bayramdan öte bir anlama sahipir. Newroz diriliştir, umuttur!Newroz özgürlüğe ve bağımsızlığa sımsıkı sarılmanın adıdır! Newroz direnişe ve mücadeleye davettir!Newroz asla vazgeçemeyeceğimiz Dilimiz, Kültürümüz ve Kimliğimizdir! Newroz Kürd ve Kürdistandır!Mitolojik olarak, Köhnemiş Dehaq‘a karşı bir Kawa, bir çekiçle başlayan Newroz dirilişimiz, bugün çağımız‘ın Dehaqlarına karşı milyonlara varan kadın-erkek Çağdaş Kawalar‘ın ellerinde milyonlarca çekiçle, meşaleyle yürüyor ve büyütüyor. Kawanın tutuşturduğu meşale bu gün, Kürdistanın bütün dağ zirvelerini tutuşturan Newroz ateşlerine dönüşmüştür. Bizlere düşen görev; Newroz ateşini bulunduğumuz her yere taşıyarak tüm Dünya ya yaymaktır. Halkımızla ve dostlarımızla birlikte bunu en iyi şekilde yapacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Yaşasın Newroz!
Newroz Piroz Be!
Newroz Firas Bo!
20 Mart 2025
Xeta Sor